ANA SAYFA     HAKKIMIZDA     MÜZE     ŞEHİTLERİMİZ     DOKÜMAN ARŞİVİ     FOTOĞRAF ARŞİVİ     GEZİ     YAZARLARIMIZ     İLETİŞİM  
 
  Müze  
  1. Dünya savaşı  
  İtilaf Dev. Savaş Planları  
  Ordular  
  Savaşa Girmemiz  
  Komutanlar  
  Çanakkale Savaşı  
  Deniz Savaşları  
  Hava Savaşları  
  Kara Savaşları  
  Cephede Koşullar  
  Gaz Kullanıldı mı?  
  Savaşın Sonuçları  
  Savaşın Etkileri  
  Çanakkale ve Yahudiler  
  Şehitlerimiz  
  Gazilerimiz  
  57. Alay Tarihi  
  Asker Mektupları  
  Anzaklar  
  Arşivlerde Çanakkale  
  Çanakkale Gençlik ve Sporcular  
  Asker İmamlar  

Sitede Ara


 

Gaz Kullanıldı mı?(yeni)

« Geri   

    Gazın Kullanıldığını İdda eden Yazışmalar     Kimyasal Gazın Kullanılmadığı
 

• Kimyasal Gazın Kullanılmadığı

   Paylas


Çanakkale de Türklerin elinde 40.000 Adet Gaz Maskesi Vardı!
Enver Paşa’nın Gaz kullanıldığı ve savaş ihlali yapıldığı gerekçesi ile böyle bir projeye başvurması İngilizlere göre çok acıklı ve komik bir durumdu. Çünkü bizim kimyasal gaz kullandıklarından dolayı şikâyetçi olduğumuz İngilizler yukarı da belirttiğimiz gibi Birinci Dünya Savaşı sürecinde asla Almanların kimyasal gaz ve silah üretimini geçememişlerdir. Sırf bundan dolayı Çanakkale Cephesinde İngilizlerin en önemli korkularından biri Türklerin Almanların gazına gelerek gaz kullanma ihtimali olmuştur.(136)

Bu İngilizlerin bir ara Çanakkale Savaşlarında Osmanlı’nın müttefiki olan Almanlar tarafından Çanakkale’de gaz kullanılacağına dair İntellinge Service kaynaklı bir istihbarat almalarından kaynaklanıyordu. (137) Aslına bakarsanız ne İngilizler Osmanlılardan ne de Osmanlılar İngilizlerden emindirler bu tamamen iki tarafında istihbarat eksikliklerinden kaynaklanan bir durumdu. Savaşın başlangıcında iki tarafta da da Çanakkale de kullanabilecekleri kimyasal silahlar yoktu. Çünkü Yukarıda ayrıntılarını tafsilatlı biçimde gördüğümüz gibi Çanakkale Savaşlarının Kara Harekâtı boyutu başladığında kimyasal silahlar Batı Cephesinde daha yeni deneniyordu.

Ancak senaryoların, savaş dedikodularının ardı arkası kesilmiyordu, her iki tarafın kimyasal gaz kullanma ihtimali hatta kullandığını anlatan olaylar Osmanlı ve Avrupa Basınının çeşitli yayınlarında yer allıyordu. Özellikle İstanbul da yayın yapan ve Enver Paşa’nın resmi gazetesi gibi hareket eden Tanin Gazetesi sürekli yayınlarında İtilaf Devletlerinin hukuk dışı davranışlarından söz ediyordu. (138)

Bazı Osmanlı gazetelerinde de Avrupa Medeniyetinin insani yönü sorgulanmaya başlamıştı. Bununla birlikte Hilal-i Ahmer Cemiyeti zehirli gazların cephede kullanılma olasılığını daha önceden düşünmüştü. Cephede zehirli gazların kullanıldığı haberleri üzerine cemiyet hanımları önceden Avrupa gazetelerinden yaptıkları araştırmalar ile askerin bu tip gazlardan korunması için ağızlık ve burunluk (ilkel gaz maskesi) imal etmeye başlamıştı. Cemiyet bütün masraflarını kendisi karşılamak üzere bu gaz maskelerinden tam 40.000 adet üretmişti. Bu gaz maskeleri önce Deniz Kuvvetlerinde sonra da Kara Kuvvetlerinde görev yapan Osmanlı askerlerine dağıtılmıştır. (139)

İngilizler Çanakkale’ye 3600 adet Kimyasal Silah Göndermişlerdi Ama Hiç Biri Kullanılmadı!
İngilizlerin Haziran 1915 de almış olduğu kararlar çerçevesinde İngiliz birliklerine ilk partide gönderilen 50.000 gaz maskesi ön hatlarda çarpışan İtilaf Devletleri Ordusu askerlerine dağıtılmıştı. Bu arada Osmanlı kamuoyunda İngilizlerin Çanakkale de kimyasal gaz kullanma hazırlığında oldukları haberlerinin yayılması İngiliz kurmaylar tarafından Osmanlıların yapacakları bir kimyasal gaz saldırısına kılıf bulma hazırlığı olarak yorumlanmıştı… Bu yüzden Çanakkale Cephesine çok acil bir şekilde 300.000 adet gaz maskesi daha gönderilmişti... (140)

Temmuz 1915’in son haftasında İngilizlerin Çanakkale Komitesi Yarımada da İtilaf Devletleri Ordusunun durumunu iyileştirecek yeni bir saldırı planını tartışırken Kraliyet laboratuarında Fransa için üretilen 1600 gaz tüpünün bir hafta içinde yerine ulaştırılabileceği söylenmişti. Başından beri Türklerin olası gaz saldırısını beklemeden bir kimyasal gaz saldırısı yaparak, önlerinin açılmasını savunan Churchill devreye girerek bu tüplerin Fransa yerine Gelibolu’ya gönderilmesini önermişti. İkna kabiliyetini kullanarak Dışişleri Bakanı Edward Grey ve James Bolfour’a rağmen bu fikrini kabul ettirmişti. Ancak çeşitli protestolar sonucunda bu 1600 gaz tüpünün sadece 600 tanesinin Gelibolu’ya gönderilmesine karar verilmişti. Bu tüplerin hangi şartlarda kullanılıp kullanılmayacağı hususu ise Hamilton’ın vicdanına bırakılmıştı ancak General bu tüpleri Gelibolu’ya getirmemiş ve Midilli Adasından boşalttırmıştı. O hala bir kimyasal savaşa karşı idi… (141)

Ancak General görevi bıraktığında giden geleni aratmıştı. Hamilton’un yerine görev alan Williams Birdwood ve Charles Monro, Hamilton’un aksine genel ahlaki değerlere daha az önem veriyorlardı. Her ikisi de Aralık 1915 de gerektiğinde kimyasal gaz kullanabilecek birkaç yüz kişilik bir Kimyasal Silahlar Birliği kurma fikrine onay vermişlerdi. Gelibolu da İtilaf Devletleri adına son aya girilirken İngiliz kurmayların görüşleri keskin şekilde değişmeye başlamıştı. Hatta General Birdwood parlak (!) bir fikir öne sürmüştü;‘’Yarımadadan çekilmemiz durumunda eğer rüzgâr da uygun olursa savunma amaçlı gaz kullanımı, örneğin Seddülbahir’den en son çekilen birliklerin korunması için çok büyük bir taktik avantaj sağlayabilir’’(142)

Türkler Çanakkale de Ağustos 1915 de üst üste zaferler elde etmişti, bu durum gazın saldırı amaçlı kullanılması Londra da Ekim 1915 de yeniden tartışılmasını sağlamıştı. Churchill politik kariyerine gölge düşüren Gelibolu Harekâtında ki kötü durumun düzeltilmesi için ne gerekiyorsa yapılması konusunda ısrarcıydı. Churchill iyice köşeye sıkışmıştı duygusal dayanaklar kullanarak kabineyi Osmanlılara karşı Çanakkale de kimyasal gaz kullanımı konusunda ikna etmeye çalışıyordu. Bir defasında şöyle demişti; (143)

"…Eminim ki Türklere karşı gaz kullanımına karşı var olan yersiz önyargılar artık sona erecektir. Türklerin Ermeni soykırımı ve binlerce askerimizin kayıp olmasına rağmen; gerçek anlamda hiçbir askerin Gelibolu Yarımadasında esir düşmemiş olması gerçeği bu konuda ki yanlış duyguları ortadan kaldırmalıdır. Zira bu sadece kendi askerlerimizin hayatına mal olmaktadır."

Bu çok ilginçti… Çünkü Gelibolu da görev yapan birçok İtilaf Devletleri askerinin ortak yargısı Türklerin mert, cesur ve âlicenap savaşçılar olduğu yönündeydi. (144)

İngilizleri Kimyasal Gaz kullanmaya Churchill’in bu sözlerimi ikna etti?

Bunu net olarak bilmiyoruz ama Ekim 1915’in sonu ve Kasım 1915’in başında çıkarmanın durumu hakkında duyulan kaygılardan dolayı Londra 85 ton clorine gazı ile doldurulmuş 3000 gaz tüpünü Batı cephesinden gelen bir grup kimyasal gaz uzmanı ile Çanakkale’ye göndermeye karar vermişlerdi.

Kimyasal silahlarla dolu gemi Kasım 1915’in son günleri içinde İngiltere’den yola çıkmıştı…
Yaklaşık bir ay sonra 26 Aralık 1915 de Midilli Adasına demir atmıştı.Daha önceden gönderilen kimyasal gaz tüpleri ile birlikte toplam gönderilen gaz tüplerinin sayısı 3600’ü bulmuştu.Ancak son gelen 3000 tüp hiç boşaltılmamıştı,gemi Midilli’ye vardığında Çanakkale Cephesinde Anzak Koyu ve Saros Körfezi boşalmış Seddülbahir bölgesi içinse .Buna binaen Ağustos ayında gönderilen 600 tüpte gemiye konularak Ocak 1916 da Mısır’a doğru yola çıkmıştı.. (145)

Bu Yazı 61076 kere okunmuştur.


Sayfalar  1 2 3 4 5 6 78 9 10
 

 
 

Sitede yayınlanan her türlü yazı, haber, resim, şiir, müzik ve videonun izinsiz kullanılması, yayınlanması yasaktır.

 

Tasarım & Programlama ÜÇBOYUT