ANA SAYFA     HAKKIMIZDA     MÜZE     ŞEHİTLERİMİZ     DOKÜMAN ARŞİVİ     FOTOĞRAF ARŞİVİ     GEZİ     YAZARLARIMIZ     İLETİŞİM  
 

   
  Müze  
  1. Dünya savaşı  
  İtilaf Dev. Savaş Planları  
  Ordular  
  Savaşa Girmemiz  
  Komutanlar  
  Çanakkale Savaşı  
  Deniz Savaşları  
  Hava Savaşları  
  Kara Savaşları  
  Cephede Koşullar  
  Gaz Kullanıldı mı?  
  Savaşın Sonuçları  
  Savaşın Etkileri  
  Çanakkale ve Yahudiler  
  Şehitlerimiz  
  Gazilerimiz  
  57. Alay Tarihi  
  Asker Mektupları  
  Anzaklar  
  Arşivlerde Çanakkale  
  Çanakkale Gençlik ve Sporcular  
  Asker İmamlar  

Sitede Ara


 

Asker Mektupları

« Geri   

    Cepheden Kahramanlıklar     Esir Mektupları
    Türk Asker Mektuplari
Cepheden Kahramanlıklar
    1 nci Kolordu 3 ncü İstihkâm Taburu, 7 nci Bölük, 1 nci Takım Çavuşu Balıkesir-Balat Nahiyesinin Kızılöz Köyü'nden Ha Cı Mustafa Oğullarından Hüseyin Oğlu Ali 1302
    45 nci Alay 2 nci Tabur 8 nci Bölük Komutanı Üsteğmen Ahmet Şükrü Oğlu Hüseyin Efendi (Eyüpsultan) (1307)
    64 ncü Piyade Alayı 2 nci Tabur 5 nci Bölük Takım Subayı Ali Seri Oğlu Mehmet Natıf Efendi Kavaklar /İstanbul 1291
64 ncü Piyade Alayı 2 nci Tabur 5 nci Bölük Takım Subayı Derviş Mehmet Oğlu Ali Kemal Efendi Edirne 1300
    İstanbul'lu Yüzbaşı Muzaffer Bey'in Şehit Düşerken Söylediği Son Sözler (1916)
    23 ncü Piyade Alay Komutanı Kaymakam Recai Bey'in Askerî Hayatı Ve Kahramanlığı (1915) İstanbul

• İstanbul'lu Yüzbaşı Muzaffer Bey'in Şehit Düşerken Söylediği Son Sözler (1916)



"Harp saflarında kurşunla vurulup düşen bir subayın son nefesi;

Bu subay hayat ile, insanlar ve dünya ile veda dakikasında öldüğünü hissetmişti. Bu his korkunçtur. Ruhanî ve manevi ızdırap yanında, bütün manevî ızdıraplar, aile, çocuk ve geride bırakılan şeylerin ızdırapları duyulur. Fakat o subay, melekelerini, bütün neş 'elerini ve ızdıraplannı iki noktaya saptamıştı. Din ve Vatan. Zaten kahraman olmak için bu lâzımdı. Maksat, uğruna ölmek için herşeyden önce bütün ölümlerin toplamını, mağlup olmak acısının yanında hiçe saymak ve bütün düşüncelerini, duygularını, ümit ve ihtiraslarını bu maksat etrafına toplamak lâzımdı.

İstanbullu Muzaffer Bey böyle bir insandı. Son nefesinde, sesinin artık çıkmadığı, gözlerinin bir şey anlatamadığı dakikada, cebinden bir zarf çıkardı. Üzerine yazdı;
mukaddesatıyla karşı karşıya kalmak istiyordu. O'nu etti.

- " Kıble ne tarafta? "
Öncelikle Allah ile din,
kıbleye çevirdiler. Sonra yazmaya devam etti,
- " Bölük intikamımı alsın. "

Şimdi gözünün önünde vatan, ona son nefesini bile ateşle, duman ve kanla boğulmuş havasından veren toprak vardı. Bu subayda, en büyük kahramanların en büyük kuvveti olan, feragat ve feda duyguları yaşıyordu. O maksat için ölüyordu. Ölürken dünyadan bir insanın çekildiğini düşünmüyordu. Gayenin müdafaasız kalmasından korkuyordu ve devam etti; " Bölük intikamımı alsın!..." O zaman bölük ateşler içinde, ayakları kana saplanmış ve alnı dumanla kararmış. Onun ceset olmaya başlayan vücudu etrafında çarpışıyordu. Üçüncü cümlesini imzalamak isterken. İstanbullu Muzaffer Bey hayata veda etti.

Muzaffer Bey'in son nefesiyle, bu toprağa, bu toprağın tarihine, yaşayan nesile ve yaşayacak nesillere yaptığı hizmet, milyonlarca insanın bütün hayatlarıyla yapacağı hizmetten büyüktür."

Bu Yazı 12700 kere okunmuştur.



Sayfalar 1
 

Resmi Büyütmek için tıklayın...

MSB Arşivinden

Resmi Büyütmek için tıklayın...

Genel Kurmay ATESE Arşivi

 
 

Sitede yayınlanan her tür yazı haber, resim, doküman ve videolarınn izinsiz kullanılması yasaktır.