•  Çanakkale' de biraları, biz değilde Almanlar İçmiş(!).
13.04.2011

 

Avustralya, Yeni Zelanda ve Türk arkeologlar, Çanakkale’de yaptıkları ortak kazılarda, 1915 Çanakkale Savaşı hakkında önemli bulgulara ulaştı. Cephede yapılan incelemelerde, eski para ve cephanenin yanısıra bira şişesi parçaları bulan sosyal bilimciler Türk askerlerin cephede alkol tükettiğine kanaat getirdi. Bulguları inceleyen profesör Antonio Sagona “Kırık bira parçaları sadece Türk tarafında bulundu” dedi. Şişelerin üzerinde Bomonti ve Constantinople yazılarının bulunduğuna dikkat çeken arkeologlar, Anzak askerlerinin tarafında rom şişelerine rastlandığı, savaş sırasında İngiliz romu içtikleri belirtildi. Sagona “Yaklaşık 100 yıl önce yaşanan bir savaşın izleri rahatlıkla görülüyor” dedi. Bilim adamları 3.7 kilometrekarelik bir alanda yapılan kazılarda 12 mezar, çökmüş 7 tünel, 8 sınır çizgisi ve 36 siperin yanısıra silah, mermi ve şarapnel parçalarının bulunduğunu açıkladı. 5 yılda yaptıkları araştırmayı 2 hafta içinde ayırdıklarını belirten araştırma ekibi eylül ayında tekrar toplanacak. 350 bin dolarlık federal fonla desteklenen 13 arkeoloğun görev yaptığı belirtildi.
(12 Mart 2011 tarihli Hürriyet Gazetesi)

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi (AÇASAM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay da kazı heyetine kendisinin başkanlık yaptığını, açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirmiş. İddianın sansasyonel amaçlı olduğunu söyleyen Müdür Atabay, “Ben o kişilerle birlikte o dönem yapılan kazı araştırmasının başkanıydım. Olay çarpıtıldığı gibi değil. Araştırmayı yaptığımız bölge, Almanların karargâhlarının olduğu, Arıburnu yakınlarında bir yerdi. Burada bira kutusu parçacıkları bulunduğu doğru ancak biz o zaman yaptığımız değerlendirmede bunların hemen yakınlardaki Alman karargâhından kaldığı kanısına varmış ( zatıalileri ÇOMÜ başkanı, kanısına varmışmış..) ve raporumuzu bu şekilde düzenlemiştik. Sanıyorum olayı daha sansasyonel hale getirmek için çarpıtarak kurgulanmışlar. Türklerin siperlerde bira içmesi gibi bir şey söz konusu değil.” şeklinde açıklama yapmış.
..................................
İsviçreli Bomonti kardeşler 1890 senesinde Feriköy' de bir bira fabrikası kurar. 1902 yılında fabrikalarını, Şişli semtinte bulunan Bomonti' ye taşırlar. Adını da Bomonti Bira Fabrikası ( Cuhmuriyet ten sonra adı, İstanbul Tekel Bira Fabrikası olacaktır) olarak değiştirirler.1912 de Bomonti kardeşler, rakipleri olan Nektar Şirketi ile birleşerek, adını; "Bomonti-Nektar Birleşik Bira Fabrikaları" olarak değiştiriler. Bundan sonra Cumhuriyete kadar bu isimle üretim yaparlar..

Şimdi gelelim meselenin aslına:
Birinci Dünya harbi başlayıp, Çanakkale Cephesi açıldığında, özellikle İstanbul' da büyük seferberlik başlatılır. Nerdeyse her hâneye Milli mûdafa Cemiyeti tarafından liste ( bu listelerden onbir tane koleksiyonumda ) gönderilir. O ailenin bütçesine göre yardım talep edilir. Gelir durumuna göre, para, fanila, çorap, don, eldiven, battaniye, vs. gibi yardımlar istenir. Bazı fabrika ve binalar, barut ve mermi yapımı için kullanılır.
Çanakkale' de, özellikle yaralı askerlerin güç toplaması için İstanbul' dan "nektar" istenir. Nektar için de, "Bomonti-Nektar Birleşik Bira Fabrikalarına" sipariş verilir. Nektar şişeleri saydam camdır.. Bunların kapakları porselenden olup, metal bir mekanizma ile açılmaktadır. İlerleyen aylarda yaralı sayısı arttıkça, rengi; koyu kahverengi olan bira şişelerine de nektar konularak cepheye gönderilir. Daha sonraları boş şişeler muharebe alanında kap (su, ilaç, hoşaf vs) olarak kullanılır. Muharebe alanında sıkça ( şimdi kalmadı 1971 yılına kadar hepsini diğer harp malzemeleri ile birlikte hurdacılara sattık) bu şişelerden çıkma nedeni budur.

Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi (AÇASAM ) müdürünün; biraları biz değil Almanlar içti, kıvırtmasının da aslı budur.

Bir Avustralya askeri, ailesine yazdığı mektupta; "Çanakkale' ye geldiğinden beri kadın görmediğini, ancak, bir keresin de; Türk siperlerinden kadın iniltilerine benzer sesler duyduğunu" yazar.
Saygıdeğer(!) yetkilimiz bu haberi duysa; " O sesler bizden değil Almanlardan geliyordu" mu diyecek..
Çanakkale' de, bir kaç dakika sonra şehitlik mertebesine hazırlanan askerlerimizin, bırakın bira içmesini, Almanların dahi buna cüret göstermesi mümkün değildir.
İşte, meselenin aslı budur..
Seyit Ahmet Sılay