ANA SAYFA     HAKKIMIZDA     MÜZE     ŞEHİTLERİMİZ     DOKÜMAN ARŞİVİ     FOTOĞRAF ARŞİVİ     GEZİ     YAZARLARIMIZ     İLETİŞİM  
 

   
  Müze  
  1. Dünya savaşı  
  İtilaf Dev. Savaş Planları  
  Ordular  
  Savaşa Girmemiz  
  Komutanlar  
  Çanakkale Savaşı  
  Deniz Savaşları  
  Hava Savaşları  
  Kara Savaşları  
  Cephede Koşullar  
  Gaz Kullanıldı mı?  
  Savaşın Sonuçları  
  Savaşın Etkileri  
  Çanakkale ve Yahudiler  
  Şehitlerimiz  
  Gazilerimiz  
  57. Alay Tarihi  
  Asker Mektupları  
  Anzaklar  
  Arşivlerde Çanakkale  
  Çanakkale Gençlik ve Sporcular  
  Asker İmamlar  

Sitede Ara


 

Savaşa Girmemiz

« Geri   

    İttihatçılar     Savaşa Girmemiz
 

• Savaşa Girmemiz

   Paylas

Günümüz de hala Osmanlı Devleti’ni kimin savaşa sürüklediği tartışılmakta dır. Kimi Tarihçilere göre İngilizlerin, kimilerine göre Almanlar’ ın bir planıydı. Bu tartışmalar, Atatürk’ ün dediği gibi “biz Çanakkale’ de bir darülfünun kaybettik” gerçeğini değiştirmeyecektir.
Ancak, iki görüşe de yer vermek gerekiyor.
Osmanlı Devleti savaşın başlamasıyla birlikte seferberlik ilan ediyor, bununla birlikte tüm dünyaya tarafsız olduğunu bildiriyordu. Ancak Almanya ve Rusya’ nın savaşa girmesi, yapılmış olan anlaşma çerçevesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun tarafsız kalmasına imkân bırakmadığı gibi olaylar da hep bu yönde gelişiyordu.

11 Ağustos 1914 de itilaf devletleri’ nin donanması, Sicilya önlerinde iki Alman zırhlısına rastlıyor ve kovalamaya başlıyordu. Adları Breslau ve Goben olan bu zırhlılar Türk sularına giriyor ve Çanakkale Boğazını geçerek Marmara Denizine sığınıyordu.Üstelik Osmanlı Hükümeti Breslau ve Goeben’ in geçisinden sonra Çanakkale Boğazı’ nı kapatıyor,Bu arada da zırhlıları satın aldığını açıklayarak savaş gemilerine Osmanlı bandırası çekiliyordu.

Bu iki geminin önemini anlayabilmek için 1914 koşullarında düşünmek, hava gücünün olmadığıni, kara ve demiryolu taşımacılığının Balkanlar’ daki birkaç anayolla sınırlı olduğunu hatırlamak gereklidir.Bir tek savaş gemisinin gelişi bile düşman donanması karşısında üstünlük sağlamaya, küçük devletler arasındaki güç dengesini temelden değiştirmeye yeterli olacaktır.Kuzeyde Rusya’ nın Karedeniz Filosu, güneyde iki zırhlı alımı için ABD’ yle pazarlık yapan bir Yunanistan, her iki komşusuyla hiç olmazsa eşit güçte olmak isteyen Türkiye’ yi çağdaş savaş gemileri almaya zorlar.İngiltere’ ye İki gemi sipariş edilir, gemilerin omurgaları kızağa konur, tüm Anadolu milliyetçi gösterilerle çalkalanır.

Anadolu’ nun her şehrinden hatta en ücra köylerine kadar gemiler için yardım toplanır. İstanbul’ un çeşitli yerlerine yardım sandıkları yerleştirilir.Top yekün tek yürek olmuş Türk insanı yoksulluğuna rağmen Osmanlı Donanmasını yeniden canlandırmak için gönüllü bir seferberlik başlatır. Ağustos 1914 de gelindiğinde Osmanlı gemilerinden birisi Armstrong’s on Tyne Tersanesi’ nde deneme seferine hazırdır.İkincisinin tamamlanması içinde birkaç haftaya daha gerek vardır.

İşte o anda tarih vermek gerekirse, savaş ilanının hemen arifesinde, 3 Ağustosta Bahriye Nezareti Birinci Lordu Winston Churchill Osmanlılara teslimatın yapılmayacağını bildirir.İngiliz Deniz Kuvvetleri ulusal güvenlik nedeniyle her iki gemiye de el koymuştur.

Parası ödenmiş, “ Reşadiye” ve “Sultan Osman” olarak isimleri verilmiş, gemiyi Türkiye’ ye getirecek mürettebat İngiltere’ ye varmıştır.Daha önce Almanlar’ ın eline hiç böyle bir koz geçmemişti.Wangenheim’ in, Enver ve Talat’ a daha baştan beri yaptığı uyarıyı tekrarlar.Almanya Osmanlı İmparatorluğu’ nun kaybını telafi etmek için zaman kaybetmeden İstanbul’ a iki savaş gemisi gönderecektir.

İşte, Goben’ in tarih sayfasında alacağı yer yazılamaya başlamıştır. Belki bir rastlantı, belki de büyük bir planın parçası olarak o önemli günde, yanında hafif zırhlı Breslau’ la birlikte Doğu Akdeniz sularınde bulunmaktadır.Almanya’ da yeni denize indirilmiş, 22 640 tonluk, 26 mil hızında bir savaş zırhlısıdır.Güvertesinde 11 inçlik top vardır.Rusya’ nın Karadeniz Filosu’ yla tek başına başa çıkacak güçtedir.Akdeniz’ de bulunan İngilizler gemilerinden hız olarak daha üstündür.

İngiliz’ ler Goeben hakkında her şeyi bilmektedir.<uzun süreden beri gemiyi izlemekte, savaş ilanından sonra Kuzey Afrika’ dan Avrupa’ ya gönderilen Fransız nakliye gemilerine saldırılacağından korkmaktadır. Akdenizde’ ki İngiliz donanmasının baş komutanı 4 Ağustosta Londra’ daki Deniz Kuvvetleri’ ne bir mesaj gönderir “İdomitaple, İndefatiğable 37-44’ kuzey ve 7-56’ doğuda Goeben ve Breslau’ ı izliyor”.Bakanlığın cevabı gecikmez “Peşlerinden ayrılayın, savaş her an çıkabilir”. Churchill’ in anlattığına göre Birinci Deniz Lordu Prens Louis of Battenburg o öyleden sonra saat beşte, bakanlıkta Goeben’ i karanlık basmadan önce vurmanın hala mümkün olduğunu söyler. Ancak beklemekten başka yapılacak bir şey yoktur.İngilizleri’ in Almanya’ ya verdiği ultimatomun süresi gece yarısı dolacaktır.

Bilmedikleri ise gemin komutanı Amiral Souchon’ un “doğruca İstanbul’ a gitmesini belirten” bir emir almış olduğudur.Ortalık karardığında Goeben hızını 24 milin üzerine çıkarır ve gözden kaybolur.Bu İngiliz gemilerinin savaş bitene kadar Goeben’ i son görüşleridir.Kömür almak için gittiği İtalya’ nın Messina Limanı’ ndan 6 Agustos öğleden sonra saat beşte ayrılır.İngilizler Alman gemilerinin batıya yönelip Fransız konvoylarına saldıracağını ya da kuzeye dönüp dost Poala Limanı’ na gireceğini hesaplayarak Adriyatik Denizi’ nin ağzında konuşlanır. Oysa Goeben ve Breslau rotalarını güneydoğuya çevirirler.Peşlerine takılan İngiliz donanmasını atlatarak gözden kaybolurlar.İngiliz gemileri’ nin kaybettiği gemiler iki sonra, Osmanlıların Çanakkale Boğazı’ ndan geçmek için izin vermesini beklerken, Yunan Adaları arasında volta atar.

İstanbul’ da heyecan doruktadır. Almanlar’ a Boğazdan geçme izni vermek savaş ilanından başka bir şey değildir. Wangenheim’ ın çözümü hazırdır. Gemiler Türk sularına girdikleri andan itibaren Osmanlı Donanmasına ait olacaktır. 8 Ağustos günü İstanbul’ da gemilerle ilgili bilgi yoktur. Gemilerin İngiliz Donanması tarafından batırılmış olmalarından korkulmaktadır.

“Enver Rus Askeri Ataşesini nezarete çağırır, imzalanacak bir Rus-Osmanlı ittifakı karşılığında Wangenheim belgesinden ( 19 Temmuz 1330 yani 1 Ağustos 1914 tarihinde Sadrazam Sait Halim Paşa, Enver, Halil Bey ve Talat Sait Halim Paşa’ nın yalısında, Alman sefiri von Wangenheim ile imzaladıkları ittifak anlaşmasıdır. İmzalanan anlaşmaya göre iki ülke Rusya’ ya karşı bir ittifak meydana getiriyordu. İttifak, Rusya’ nın Avustralya ve Almanya’ ya savaş açması halinde Osmanlı Devletinin kendisini Rusya ile savaş halinde saymasını öngörüyordu.) vaz geçeceğini söyler.Rusya’ ya önerdiği anlaşmanın bir maddesi, bütün Almanlar’ ın Türk Ordusu’ ndan ayrılacaklarını belirtmektedir.

Liman von Sanders subaylarından birini ertesi gün Harbiye nezaretine gönderip Enver’ e, Goeben ve Breslau’ ın Çanakkale Boğazı açıklarında izin bekledikleri haberini iletmek için gönderirken, Enver’ in Ruslara teklifinden habersizdir. Enver kısa bir sessizlikten sonra Girsinler der.Ruslar’ a önerilen anlaşma çoktan unutulmuştur. ( Alan Moorehead Gelibolu s.22)

Bu Yazı 13350 kere okunmuştur.


Sayfalar 1
 

 
 

Sitede yayınlanan her tür yazı haber, resim, doküman ve videolarınn izinsiz kullanılması yasaktır.