ANA SAYFA     HAKKIMIZDA     MÜZE     ŞEHİTLERİMİZ     DOKÜMAN ARŞİVİ     FOTOĞRAF ARŞİVİ     GEZİ     YAZARLARIMIZ     İLETİŞİM  
 
  Müze  
  1. Dünya savaşı  
  İtilaf Dev. Savaş Planları  
  Ordular  
  Savaşa Girmemiz  
  Komutanlar  
  Çanakkale Savaşı  
  Deniz Savaşları  
  Hava Savaşları  
  Kara Savaşları  
  Cephede Koşullar  
  Gaz Kullanıldı mı?  
  Savaşın Sonuçları  
  Savaşın Etkileri  
  Çanakkale ve Yahudiler  
  Şehitlerimiz  
  Gazilerimiz  
  57. Alay Tarihi  
  Asker Mektupları  
  Anzaklar  
  Arşivlerde Çanakkale  
  Çanakkale Gençlik ve Sporcular  
  Asker İmamlar  

Sitede Ara


 

Kara Savaşları

« Geri   

    Güney Cephesi     Kuzey Cephesi
    Suvla Çıkarması
 

• Kuzey Cephesi

   Paylas


20 Aralık 1915 saat 03:30 sıralarında Cesaret Tepesi civarındaki iki lağımın İngilizler tarafından patlatıİmasından sonra çıkan gürültü, birliklerimizin gözünü açmış; ileri atılan birliklerimiz hiçbir direnmeyle karşılaşmadan, en ileri mevzileri ele geçirmişlerdi. Buradan ileri sürdükleri keşif kollarıyla, İngiliz siperlerinin boşaltılmış olduğunu görmüşlerdi. Bu durum, kısa sürede bütün cephede duyulmuş; harekete geçen Türk birlikleri, İngilizlerin boşalttığı ilk hat siperlerini ele geçirmişlerdir.

Böylece, Anafartalar' daki tahliye, başarıyla tamamlanmış ve 20 Aralık 1915 saat 01:30'da mevzilerde kimse kalmamıştır. Arıburnu kesimindeki tahliye de, aynı biçimde yürütülmüş ve son İngiliz Layter'i, 20 Aralık 1915 saat 04:10'da kıyıdan ayrılmıştır.

İngilizler, bu boşaltma sırasında, 8/9 Aralık 1915'ten 20 Aralık 1915 günü Saat 05:00'e kadar, Arıburnu ve Anafartalar bölgesinden toplam olarak 83.048 er ve subay, 186 top, 1.697 atlı araba, 21 motorlu araç, 4.695 at ve katırı gemilere bindirerek götürmüş; hiç zayiat vermemişlerdir.

İngilizler, tahliye sırasında tüm silah, araç ve gereçlerini götürmeye çalışmış; kalanlarını da tahrip etmek İstemiş ve hatta, gemilerden açtığı top ateşleriyle kalanları kullanılmaz duruma getirmeye çalışmıştır. Fakat bizim amacımız, zaten ganimet elde etmek değil, düşmanı de geçirmekti. O ise, uçup gitmişti.

İngilizler aylarca uğraşmış, Türkleri yerinden kıpırdatamamış, bütün imkanlarını kullanmış bir karış toprak alamamıştı. Fakat kaçmakta gösterdikleri bu hüner, her türlü takdirin üstünde idi.

Anafartalar Grubu Komutanı Albay Mustafa Kemal, 10 Aralık 1915 günü hastalandığından, tedavi ve istirahat İçin İstanbul'a hareket etmişti. Albay Mustafa Kemal, İngilizlerin Anafartalar ve Arıburnu cephelerini boşaltması sırasında grup komutanı olarak görevi başında bulunsaydı, belki de kendine özgü ön sezisi ve ileri görüslülüğüyle Anafartalar Grubu kıtalarına aldıracağı düzenler, yaptıracağı hareketlerle bu çekilmenin bu derecede başarılı olmasına engel olabilirdi. Mustafa Kemal'in muharebe alanlarındaki yaşantısına bakarak, buna olumlu karşılık vermemiz gerekir. Çünkü, Mustafa Kemal, hiçbir durumu raslantıya bırakmayan, her konuda gerekli en ayrıntılı olasılıklara önem ve değer veren kişiliğiyle, kendini kabul ettirmiş büyük bir komutan ve yöneticiydi. O'nun cepheden ayrılmış bulunması, İngiliz kuvvetleri için büyük bir şanstı.

Biz, kaçan İngilizleri yakalayamadık diye hala üzülelim. Onlar ise, evvelâ 18 Mart Çanakkale deniz savaşında ve arkasından bu Gelibolu Harekâtında uğradıkları mağlubiyetin acısını hiçbir zaman unutamayacaklardır. Çanakkale'de Türk cesareti, İngiliz soğukkanlılığını; Türk azmi, İngiliz İnadım; Türk vatanseverliği, İngiliz gururunu yenmiştir.

19/20 Aralık 1915 tarihinde düşmanın çekildiğinin anlaşılması üzerine, 57 nci Piyade Alayı ilerleyerek Arıburnu ile İhraç İskelesi batısında ki burun noktasına kadar bütün siperleri elde etmiş ve kıyıya yanaşmıştır. 19 ncu Tümen, Sazlıdere'den Haintepe'ye kadar olan kıyı bölgesini tutmuştur. Ayrıca 57 nci Piyade Alayı bir bölüğü ile de Haintepe ve çevresini tutmuştur. 21 Aralık 1915 tarihinde 57 nci Piyade Alayına verilen bölge 4 ncü Piyade Bölüğü tarafından tutulmuştur.

27 Aralık 1915 tarihinde Padişah tarafından, yapmış olduğu üstün hizmet ve kahramanlıklarının nişanesi olarak 57 nci Piyade Alayının Sancağına Gümüş ve Altın Harp Madalyaları verilmiştir.

7-8 Mart 1916 tarihinde Keşan'dan Çelebi Köyüne hareket etti ve orada yerleşerek eğitim faaliyetleri İle meşgul oldu. Bu sırada alayın mevcudu 54 subay ve 2741 Er idi.

57 nci Piyade Alayı, Çanakkale'de büyük bir zafer kazandı. Ama bunu düşmanın üstün silahlarına karşı canlarını, kanlarını ortaya koyarak kazandılar. Bir neslin gürbüz gençliğini orada gömerek kazandılar. Pek çok eksikliklerine ve olanaksızlıklarına karşın, en modern silah ve araçların desteğine dayanan üstün İngiliz kuvvetlerini, bulunduğu dar bir kıyı şeridi içinde kalmaya mecbur ettiler ve hatta onu karaya çıktığına pişman ettiler.

Çanakkale Savaşı Birinci Dünya Harbinin kaderini bir çok yönleriyle değiştirmiştir ki; en önemlisi Türk milletinin eski kuvvet ve kudretini muhafaza ettiğini göstermiş, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman bir milletin varlığını meydana koymuş ve dünya milletlerine de bunu bir kere daha kabul ettirmiştir.

ANAFARTALAR SAVAŞI
6 Ağustos'ta Arıburnu taraflarına büyük yoğunlukla bir topçu ateşi başladı. Bu atışlar 19.Tümen üzerine öğleden sonra Merkeztepe'de yoğunluğunu arttırdı. Bu arada düşman Kanlısırt'a başarılı bir taarruz yaptı.
7 Ağustos sabah saatlerinde düşman Kabak sırta doğru taarruza geçti. Anzak ordusu 13.İngiliz Tümeniyle kıyı koyundan ilerlemeye başladı. Düşman amacı Kocaçimen tepesini almaktı. 14.Alayın bir taburunu yendiler. Düşman ayrıca 19.Tümen'in kuzeyinden Ağıldere'den ilerliyordu. Mustafa Kemâl buna önlem almak için bir istihkam bölüğünü Şahinsırt'a gönderdi. İngilizler kılavuz noksanlığından dolayı, yanlış doğrultuda ilerleyince Mustafa Kemâl'in gönderdiği kuvvetlerin ateşleri ile karşılaştılar.

Ağustos'un 7'sinde Miralay Fevzi'nin kolordusundan başka Conkbayırı'ndaki savaşları da idare edeceği üzerine onay çıktı. Daha sonra Albay Ahmet Fevzi beyin tümen komutanlarından edindiği birliklerin yorgunluğu sebebiyle taarruzun 9 Ağustos'a bırakılması kanaatine uyması, bunu ordu komutanına bildirmesiyle Anafartalar Grup Komutanlığından alınmıştır. 9 Ağustos'ta Albay Mustafa Kemâl Anafartalar Grup Komutanı olmuştur.

Mustafa Kemâl karargâhını Gümbürdek boylarında kurmuştu. 12.Tümen'de Mestantepe'ye 7.tümende İngilizlerin Kocaçimen grubunun sol kanadına taarruz etti. Savaşın akışı şöyle gelişmekteydi.

12.Tümene bağlı birlikler ilerliyor, topçumuz ateş ediyordu. 35.Alayımız 32.İngiliz Tugayını Tekketepe Sırtlarında bozguna uğrattı. Saat beş civarlarında başlayan savaşlarda düşmanın 8 taburu dağıtılmıştı. İstihbarat birimlerince verilen bilgilere göre düşmanın 10. Ve 11.Tümenlerinin karada olduğu idi.

8 Ağustos Anzak karargâhında yapılan toplantıda 9 Ağustos günü Anafartalar'da bulunan 9.Kolorduya taarruza karar verildi. Saat üçte kara ve deniz topçuları ateşe başlayacak, saat beşte de taarruz yapılacaktı. Taarruzda beklenen değişiklik olmadı. Hamilton'da Mondros limanındaki karargâhından gelerek Suslaya geldiyse de hiçbir şey yapamadı.

Ağustos'un 27'sinde akşam üstü saatlerinde düşman topçusu Kayacıklığı'ndaki siperlerimizi ateş altına aldılar. Durumdan haber alan Mustafa Kemâl 7.Tümene emir verdi. Bunun yanında bu grubun yedeği olan 6.Tümene de emir vermiştir. Çünkü düşman siperlerimize girmiştir.

Bu arada Mustafa Kemâl'in bu cepheyle ilgili bir anısını şöyle anlatmıştır:
"O Kahramanlar başlarında fedakâr subayları olduğu halde durdurulması mümkün olmayan atışlarıyla düşman hattını sonuna kadar boğdular. Bundan başka önlerine rastlayan, yardıma gelen bütün düşman birliklerini darmadağın ettiler. Hatta bizim bazı askerlerimiz boş buldukları yönlerden denize kadar gitmişlerdir. Bence istenilen maksat elde edilmiştir."

15 Ağustos'ta Kireçtepe'den üstün kuvvetlerle saldırıya geçen düşman ordusu savaşın ilk safhalarında başarılar elde etmişlerdir. Ama bu esnada kendilerine karşı mücadeleye girişen Gelibolu'daki Jandarma Alayı bunları durdurmaya muvaffak olmuştur. Düşman birlikleri ummadıkları bir şekilde mıhlanıp kalmışlardır.

İngiliz savaş kabinesinin, umut bağladığı bu güzel plân, kesin bir sonuç getirememiş, o önce kuşatma sonra çıkarmayla devam eden mücadele Türk kuvvetlerin İngilizleri dehşete düşürecek şekilde mücadele etmesiyle tekrar mevzi savaşlarına dönmüştür.

İki tarafında yorgunluğu sebebiyle önemli bir taarruz hareketi görülmüyordu. Siper mesafeleri 10 metreye kadar düşmüştü. Artık cephede, el bombası ve yer altından tünel açarak dinamitle karşı taraf siperlerini havaya uçurmaya çalışıyorlardı. Bununla birlikte bazı zamanlarda düşman ordusu mevzilerimizi kara ve denizden ateş altına alıyordu.

Çanakkale Savaşlarında en önemli silahlarımız "Mavzer" ve "Süngü" idi.
İngiliz Harb Kabinesi 7 Kasım 1915'te Çanakkale'yi boşaltma kararı verdi. Düşman kuvvetleri 20 Aralık 1915'te Anafartalar-Arıburnu, 8 Ocak 1916'da Seddülbahir bölgelerinden çekilmeye başladılar. Düşman, ordusunu Selanik ve Sina'ya sevketti. Türk ordusu birkaç ay sonra ise kuvvetlerini Doğu Cephesi ve Suriye'ye kaydırdı.
Savaş sonunda tarafların tahmini kayıpları ise şöyledir:

Türkler : 251.309
İngilizler : 205.000
Fransızlar : 47.000

Bu Yazı 20483 kere okunmuştur.


Sayfalar  1 2 3 4 5 6 7 89 10
 

 
 

Sitede yayınlanan her türlü yazı, haber, resim, şiir, müzik ve videonun izinsiz kullanılması, yayınlanması yasaktır.

 

Tasarım & Programlama ÜÇBOYUT